TURK HUKUK SİTESİNDEN ALINMIŞTIR.
MESAFELİ SÖZLEŞMELER
1.GENEL OLARAK
Satıcının tüketicilere mektup,
katalog gönderme veya reklam yoluyla teklifte bulunması ve alıcının da
genellikle posta yolu ile sipariş vermesi esasına dayalı mektupla veya postayla
satış diyebileceğimiz ilk mesafeli satış yöntemi 19 uncu asırdan beri uygulana
gelmiştir. Zamanla telefon, faks, televizyon ve internet gibi iletişim
araçlarının da devreye girmesiyle uygulama yaygınlaşmış ve farklılaşmıştır.[1]
Günümüzde, pazarlama tekniklerinin ulaştığı aşamada, satıcı-sağlayıcıların
tüketicilere ulaşmak amacıyla kullandığı yöntemlerin çeşitliliği ve etkililiği
hiç tartışmasız insan aklının sınırlarını zorlayacak bir noktaya
gelmiştir.[2]
Mesafeli sözleşme alıcı ve satıcı arasında fiziki bir temas
olmaksızın, satıcının uzaktan bir iletişim tekniği aracılığı ile mal satışı ve
hizmet sunumu teklifinin alıcıya iletilmesi ve alıcının da aynı veya başka bir
iletişim tekniği ile onayını bildirmesi esasına dayalı bir sözleşme
türüdür.
Bu durumda sözleşme taraflarının yüz yüze gelmeksizin bilgi iletişim
ağları aracılığı ile yapılan ticari sözleşmeler, yani elektronik ticaret,
mesafeli satışların bir çeşidi olarak karşımıza çıkmaktadır. Tüketiciler
internet gibi bilgi iletişim ağları yoluyla katalogdan sipariş verir gibi fiziki
malların günlük alışverişini yapmalarının yanında, dijital ürün olarak
adlandırılan veri, yazılım, müzik, film gibi gayri maddi malları da sanal
ortamda satın alabilir veya çeşitli hizmetleri sağlayabilirler. Ticari sonuçlar
doğuran ya da ticari faaliyetleri destekleyecek eğitim, bilgilendirme,
tanıtım-reklam vb. amaçlar için elektronik ortamda yapılan işlemler de
elektronik ticaret kapsamında değerlendirilmektedir.[3]
Uzaktan satış
yönteminin faydalarına değinecek olursak bunları şöyle sıralayabiliriz:
1-
Kapıdan satışlardan farklı tüketicinin sipariş veya satın alma kararını vermeden
önce düşünmesini sağlayıp seçenekler arasında karşılaştırma yapmasına imkan
verir.
2- Tüketiciyi mağaza mağaza dolaşmaktan kurtarır.
3- Artık tüketici
istediği ürünü bulunduğu çevrede bulunan bir ürün olmasa da bir telefon ya da
diğer iletişim vasıtalarıyla temin edecektir.
Mesafeli sözleşmelerin yukarıda
saydığımız faydalarının yanında tüketici açısından bazı olumsuz tarafları da
vardır. Şöyle ki:
1- Basit bir görüntü veya resimden seçim yapan tüketicinin,
beklentisine uymayan bir malı satın alma tehlikesi mevcuttur.
2- Satılan
malın bozuk veya ayıplı çıkması durumunda, satıcının işyeri çok uzakta hatta
yurtdışında olabilir. Bundan dolayı malın değiştirilmesi, bedelinin iadesi
tüketici açısından risk durumundadır.
3- Mal ve hizmetin sipariş anı ile
teslimi arasındaki zaman dilimi zorunlu olarak beklenmeyen uzunlukta bir süre
olabilmektedir.
4- Bedelini aldığı halde satıcının malı teslim etmemesi ve
ortadan kaybolması riski her zaman mevcuttur.
Görüldüğü gibi bu satışlar
tüketiciye önemli avantajlar sağlamasının yanında,beraberinde getirdiği
rizikolar, olumsuzluklar da vardır. Bundan dolayı mesafeli satışlarla ilgili
kanuni düzenlemeler yavaş yavaş devreye girmeye başlamıştır. Fransa’da 6 Ocak
1988, 23 Haziran 1989 ve 18 Ocak 1992 tarihli Kanunlarıyla yapılan düzenlemeler
bilahare tüketim koduna aktarılmıştır. Aynı şekilde Almanya’da 1 Mayıs 1986, 27
Haziran 2000 tarihli kanunlarla yapılan konuya ilişkin düzenlemeler yeniden
gözden geçirilerek 1.1.2002 tarihinden itibaren yeni Alman medeni kanununa ilave
edilmiştir. Avrupa birliğinde de özellikle tüketicilerin korunması konusunda üye
ülkelerin birbirinden farklı düzenlemeler yapmalarının rekabette olumsuz
sonuçlar doğuracağı dikkate alınarak, ‘mesafeli sözleşmelerde Tüketicilerin
Korunması Hakkında 20 Mayıs 1997 Tarih ve 97/7/CE sayılı bir yönerge uygulamaya
konulmuştur.[4]
Ülkemizde ise Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun ilk
şekli mesafeli sözleşmelerle ilgili bir düzenlemeyi içermemekteydi. Ancak
06/03/2003 yılında yapılan 4822 sayılı kanun değişikliği ile mesafeli
sözleşmeler 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki kanuna dahil
olmuştur.[5] Ayrıca 13/06/2003 yılında Sanayi Ve Ticaret Bakanlığı Tarafından
çıkarılan Mesafeli Sözleşmeler Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik de bu
maddenin eklenmesine müteakip çıkarılmış ve mesafeli sözleşmelerde uyulması
gereken kuralları düzenlemiştir.
2.TANIM
4077 Sayılı kanun’un 9/A maddesi
mesafeli sözleşmeyi şöyle tanımlamıştır:
‘’Mesafeli sözleşmeler; yazılı,
görsel, telefon ve elektronik ortamda veya diğer iletişim araçları kullanılarak
ve tüketicilerle karşı karşıya gelinmeksizin yapılan ve malın veya hizmetin
tüketiciye anında veya sonradan teslimi veya ifası kararlaştırılan
sözleşmelerdir.’’ Aynı tanım Mesafeli Satışlar Yönetmeliğinin kapsamını gösteren
2. maddesi ve tanımlar başlığını taşıyan 3. maddesinde ifade
bulmuştur.[6]
Hemen görüleceği gibi, yazılı, görsel, gibi sıfatlar yanında
bir isim olan ‘’telefon’’ kelimesinin yer alması ifade bozukluğuna yol
açmaktadır. Bu bakımdan ‘’telefon’’ ibaresi yerine ‘’sesli’’ sıfatının
kullanılması uygundur. Böylece radyo gibi diğer sesli iletişim araçları da
kapsama girmiş olacaktır. Diğer bir düzeltme de ‘’veya diğer iletişim araçları’’
ibaresi yerine ‘’veya telefon, faks, radyo, mektup gibi diğer iletişim
araçları’’ ibaresinin kullanılması yoluyla gerçekleştirilebilir.[7]
Tanımdan
da anlaşılacağı üzere mesafeli sözleşmelerin ayırtedici özelliği, tüketici ile
satıcının karşı karşıya gelmeksizin, iletişim araçları vasıtası ile sözleşme
yapmalarıdır. Bazı durumlarda tarafların yüz yüze gelmemelerine karşı BK
hükümlerine göre sözleşmenin hazırlar arasında yapıldığı varsayılır. Mesela
telefonla yapılan sözleşmeler hazırlar arasında yapılmış sayılır ancak, tanımda
da belirtildiği gibi, bunlara da mesafeli satışlara ilişkin hükümler
uygulanacaktır.[8]
3.1.SÖZLEŞMENİN YAPILMASINDAN ÖNCE TÜKETİCİYİ
BİLGİLENDİRME
Mesafeli satış yönteminde, tüketicinin korunmasına ilişkin en
önemli kurallardan biri sözleşmenin kurulmasından önce tüketicinin
bilgilendirilmesidir. Kanunda bu ön bilgilerin tebliğle belirlenmesi hususunda
Bakanlığa yetki verilmiştir(md. 9/A/2). Bu bilgiler kanunda öngörülen tebliğ
yerine Mesafeli Sözleşmeler Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikle
belirlenmiştir(md.5). Yönetmelikle belirlenen ve sözleşmenin kurulmasından önce
tüketiciye verilmesi gereken bu bilgilerin içeriği, satış sonrası hizmetler,
garanti şartları gibi bazı unsurlara yer verilmemesi hariç, genelde AB’nin
mesafeli sözleşmelere ilişkin 20 Mayıs 1997 tarihli yönergesine
uygundur.[9]
Şüphesiz malın tanımlanmasına ilişkin şartlar yanında ön
bilgiler kapsamında yeralan unsurların en önemlilerinden biri satıcı ve
sağlayıcının açık adresleridir. Buradaki amaç, sadece bir posta kutusu numarası
ile yetinerek tüketicinin meçhul bir satıcı(veya sağlayıcı) ile karşı karşıya
kalmasını önlemektir. Gerçekten, bir süre öncesine kadar, daha çok günlük
gazetelerin Pazar ilavelerinde yer alan posta yolu ile satış duyurularının
çoğunda açık adres yerine sadece posta kutusu(P.K.) numaraları yer almış ve
tüketici beklentisine uygun olmayan malı iade edip, ödediği bedeli geri almak
için karşısında muhatap bulamamıştır.
TKHK’nın 9/A maddesinin 2. fıkrasına ve
31. maddesine dayanılarak.’’
bakanlıktarafından çıkarılan Mesafeli
Sözleşmeler Yönetmeliğinin ‘’Ön bilgiler’’başlığını taşıyan 5. maddesine göre
‘’Mesafeli sözleşmenin akdinden önce aşağıdaki bilgilerin tüketiciye verilmesi
zorunludur.’’
a) Satıcı ve sağlayıcının isim, unvan, açık adres, telefon ve
varsa diğer erişim bilgileri, b) Sözleşme konusu mal ya da hizmetin temel
özellikleri,
c) Sözleşme konusu mal ya da hizmetin tüm vergiler dahil satış
fiyatı,
d) Satıcı ve sağlayıcının fiyat dahil tüm vaatlerinin geçerlilik
süresi,
e) Tüketicinin ödemelerinin nasıl yapılacağına dair bilgiler ,
f)
Teslimat ve ifanın nasıl yapılacağına ve varsa buna ilişkin masrafların tutarı
ve kimin tarafından karşılanacağına dair bilgiler
g) Cayma hakkı ve bu hakkın
nasıl kullanılacağına dair bilgiler,
h) Tüketiciye bir maliyeti varsa
kullanılan iletişim yollarının ücreti,
ı) Sözleşme konusu mal ya da hizmetin,
teslim ve ifa tarihlerine ilişkin program,
j) Tüketicinin talep ve
şikayetlerini iletebileceği satıcı veya sağlayıcının açık adres, telefon ve
varsa diğer erişim bilgileri.
Ayrıca 09/10/2007 tarihli 26668 S.R.G Yön/2.md.
ile eklenen fıkra ile ‘’sözlü iletişim araçlarının kullanılması durumunda,
ayrıca satıcı ve sağlayıcının, kimliğini ve görüşmenin ticari amacını her
görüşmenin başında tüketiciye açık bir biçimde bildirmesi
zorunludur.’’
3.2.ÖN BİLGİLERİN DOĞRULUĞUNU YAZILI OLARAK
KANITLAMA:
Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliğinin ‘’Ön Bilgilerin Doğruluğunun
Yazılı Olarak Kanıtlanması’’ Başlığını Taşıyan 6. maddesine göre, ‘’Bu
yönetmeliğin 5. maddesinde belirtilen bilgilendirme formunun, sözleşmenin
kurulmasından önce tüketiciye verilmesi zorunludur. Tüketici, bu bilgileri
edindiğini yazılı olarak teyit etmedikçe sözleşme akdedilemez. Elektronik
ortamda yapılan sözleşmelerde teyit işlemi, yine elektronik ortamda yapılır.
Satıcı ve sağlayıcı, mallar için sözleşme konusu mal tüketiciye ulaşmadan,
hizmetler için de en geç sözleşmenin ifasından önce yazılı olarak, elektronik
ortamda yapılan sözleşmelerde ise tüketici tarafından kullanılabilir veya
sürekli olarak erişilebilir başka bir sürekli veri taşıyıcısıyla bilgilendirme
formunu tüketiciye ulaştırmak zorundadır.
Yönetmeliğin 6. maddesinin eski
şekli ise şöyleydi, ‘’Tüketici ön bilgileri doğru ve eksiksiz olarak edindiğini
yazılı olarak teyit etmedikçe sözleşme akdedilemez. Elektronik ortamda yapılan
sözleşmelerde bu teyit işlemi yine elektronik ortamda yapılır. Tüketici, mallar
için sözleşme konusu mal kendisine ulaşmadan, hizmetler için de en geç
sözleşmenin ifasından önce ön bilgileri içeren yazılı onayı
almalıdır.’’
Yönetmeliğin bu maddesi 9/10/2007 de yapılan değişliklikle
birinci paragraftaki şeklini almıştır. Eklenen son cümle elektronik ortamda
yapılan satışlarda yaşanan sıkıntıyı, darboğazı ortadan kaldırmıştır. Böylece
satıcı, elektronik ortamda yapılan satışlarda önbilgileri, tüketiciye yazılı
olarak gönderme külfetinden kurtulmuştur.
4.SÖZLEŞMENİN ŞEKLİ VE ZORUNLU
İÇERİĞİ
Mesafeli Satışlar Yönetmeliğinin 7. maddesine göre:
Mesafeli
sözleşmenin, tüketici tarafından kullanılabilir veya sürekli olarak erişilebilir
başka bir sürekli veri taşıyıcısıyla tüketiciye verilmesi zorunludur.
Sözleşmede;
a) Tüketicinin, satıcı veya sağlayıcının isim, unvan, açık adres, telefon ve
varsa diğer erişim bilgileri,
b) Sözleşmenin düzenlendiği tarih,
c) Malın
veya hizmetin teslim veya ifa tarihi ve şekli,
d) Teslimat ve ifaya ilişkin
masrafların tutarı ve kimin tarafından karşılanacağına dair bilgiler,
e)
Sözleşme konusu malın veya hizmetin cinsi veya türü, miktarı ve varsa marka ve
modeli,
f) Malın veya hizmetin Türk Lirası olarak vergiler dahil peşin satış
fiyatı,
g) Vadeye göre faiz ile birlikte ödenecek Türk Lirası olarak toplam
satış fiyatı,
h) Faiz miktarı, faizin hesaplandığı yıllık oran ve sözleşmede
belirtilen faiz oranının yüzde otuz fazlasını geçmemek üzere gecikme faizi
oranı,
ı) Peşinat tutarı,
j) Ödeme planı,
k) Borçlunun temerrüde
düşmesinin hukuki sonuçları,
yer alır.
Ayrıca Tüketicinin Korunması
Hakkında Kanun’un mesafeli satışlarla ilgili 9/A maddesi’nin 5. fıkrası’na göre
‘’Cayma hakkı süresince sözleşmeye konu olan mal veya hizmet karşılığında
tüketiciden herhangi bir isim altında ödeme yapmasının veya borç altına sokan
herhangi bir belge vermesinin istenemeyeceğine ilişkin hükümler dışında kapıdan
satışlara ilişkin hükümler mesafeli sözleşmelere de uygulanır.’’ Yani kapıdan
satışlarla ilgili olarak, şekil, şekle uymamanın sonuçları v.b. hakkındaki
açıklamalar mesafeli sözleşmelere de uygulanır.
5.TÜKETİCİNİN CAYMA HAKKI VE
SONUÇLARI
5.1 GENEL OLARAK
Mesafeli satışlarda tüketiciye tanınan süre
malı tecrübe (deneme) ve muayene (inceleme) edebilmek için tanınan bir süre
olup, bu süre içerisinde tüketici mecburi masraf ceza v.s. ödemeksizin veya
sebep göstermeksizin malı almaktan(veya hizmeti sağlamaktan) vazgeçebilmekte ve
mal bedelinin iadesini ya da malın değiştirilmesini isteyebilmektedir. Mesafeli
satışlarda sipariş vermeden önce, yeterince düşünme ve kararı vermek için boş
vakti kalan tüketiciye, bu sürenin ve bu hakkın tanınmasındaki amaç, düşünmeyi
sağlamak değil, teslim edilen malın basit bir resmi veya görüntüsünün gerçek
maldan farklı olabilmesi tehlikesini bertaraf etmektir. Nitekim gazete
okuyucularıyla gerçek dürbün adı ve görüntüsü altında tüketicilere oyuncak
dürbün satışları ülkemizde yapılmıştır![10]
Kanunun 9/A maddesinin 5.
fıkrasına göre ;’’ Cayma hakkı süresince sözleşmeye konu olan mal veya hizmet
karşılığında tüketiciden herhangi bir isim altında ödeme yapmasının veya borç
altına sokan herhangi bir belge vermesinin istenemeyeceğine ilişkin hükümler
dışında kapıdan satışlara ilişkin hükümler mesafeli sözleşmelere de uygulanır.’’
Bu durumda, kapıdan satışlarda cayma hakkına ve kullanılmasına ilişkin hükümler,
mesafeli satışlarda da aynen geçerli olacaktır. Ancak, bakanlık mesafeli
sözleşmeler yönetmeliğine de bu konuda hükümler koymuştur. Bu nedenle, kanunun
bu yollaması işlevsiz kalmış gibi görünmektedir. Bununla birlikte, kanunla
verilmiş hakların, yönetmelikle sınırlanmasının sözkonusu olamayacağı
açıktır.[11] Sonuç olarak, Mesafeli Sözleşme Yönetmeliğinde hüküm olmayan
hallerde kapıdan satışlara ilişkin Kanun ve Kapıdan Satış Yönetmeliği hükümleri
uygulanacaktır.
Yönetmeliğe göre ‘’Tüketici; mal satışına ilişkin mesafeli
sözleşmelerde, teslim aldığı tarihten itibaren yedi gün içerisinde hiçbir hukuki
ve cezai sorumluluk üstlenmeksizin ve hiçbir gerekçe göstermeksizin malı
reddederek sözleşmeden cayma hakkına sahiptir. Hizmet sunumuna ilişkin mesafeli
sözleşmelerde ise, bu süre sözleşmenin imzalandığı tarihte başlar. Sözleşmede,
hizmetin ifasının 7 günlük süre dolmadan yapılması kararlaştırılmışsa, tüketici
ifanın başlayacağı tarihe kadar cayma hakkını kullanabilir. Cayma hakkının
kullanımından kaynaklanan masraflar satıcı veya sağlayıcıya aittir.’’
5.2
CAYMA HAKKI VERİLMEYEN SÖZLEŞMELER
Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliğinin 8.
maddesinin 2. fıkrasına göre;’’Elektronik ortamda anında ifa edilen hizmetler ve
tüketiciye anında teslim edilen mallara ilişkin sözleşmeler cayma hakkı ve
kullanımına ilişkin hükümlere tabi değildir.’’
Mesafeli Sözleşmeler
Yönetmeliğinin 8. maddesinin 4. fıkrasına göre;’’ Tüketicinin özel istek ve
talepleri uyarınca üretilen veya üzerinde değişiklik ya da ilaveler yapılarak
kişiye özel hale getirilen mallarda tüketici cayma hakkını kullanamaz. Ayrıca
tüketici, niteliği itibariyle iade edilemeyecek, hızla bozulma veya son kullanma
tarihi geçme ihtimali olan mallar söz konusu olduğunda cayma hakkını
kullanamaz.’’
5.3 SÖZLEŞMEDE EKSİKLİK BULUNMASI HALİNDE CAYMA
HAKKI
Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliğinin 8. maddesinin 5. fıkrasına göre; ‘’
Satıcı ve sağlayıcının 6 ncı veya 7 nci maddede belirtilen yükümlülüklerini
yerine getirmemesi halinde, satıcı veya sağlayıcı en geç otuz gün içerisinde
eksikliği giderir. Bu durumda yedi günlük süre, söz konusu eksikliğin
giderildiğine dair bilginin yazılı olarak tüketiciye ulaştırıldığı tarihten
itibaren başlar. Aksi takdirde, tüketici cayma hakkını kullanmak için yedi
günlük süre ile bağlı değildir.’’ Sözleşmenin 6. maddesi, sözleşme öncesi
verilen ön bilgilerin[12] yazılı olarak teyit edilmesi ile ilgilidir.[13] 7.
maddede de sözleşmede olması gereken zorunlu içerik belirtilmektedir. Ezcümle,
Sözleşme öncesi tüketicinin bilgilendirildiğine dair teyit belgesi alınmamışsa
ya da, sözleşmede bulunması gereken unsurlarda eksiklik varsa, cayma hakkı
süresi işlemeye başlamayacaktır.[14] Bu durumda satıcı-sağlayıcının bu
eksiklikleri 30 gün içinde tamamlamaları gerekmektedir. Cayma ile ilgili olan 7
günlük süre söz konusu eksikliğin giderildiğine dair bilginin yazılı olarak
tüketiciye ulaştırıldığı tarihten itibaren başlar. Aksi takdirde, tüketici cayma
hakkını kullanmak için yedi günlük süre ile bağlı değildir.
5.3 CAYMA
HAKKININ KULLANILMASININ SONUÇLARI
5.3.1 Satıcı-Sağlayıcının iade
borcu
4077 sayılı kanunun 9/A maddesinin 6. fıkrasına göre; ‘’ Satıcı veya
sağlayıcı cayma bildiriminin kendisine ulaştığı tarihten itibaren on gün içinde
almış olduğu bedeli, kıymetli evrakı ve tüketiciyi bu hukuki işlemden dolayı
borç altına sokan her türlü belgeyi iade etmek ve yirmi gün içerisinde de malı
geri almakla yükümlüdür.’’ Aynı hükme yönetmeliğin 9. maddesinin 2. fıkrasında
da tekrar edilmektedir.
Burada 4077 sayılı kanunun 9/A maddesinin 5 fıkrasına
dayanarak bir açıklama yapmak isterim şöyle ki, kapıdan satışlarda, cayma
süresinin sonuna kadar, tüketiciden herhangi bir ödeme ya da borçlandırıcı belge
alınması yasaklanmıştır. İşte kapıdan satışlarla ilgili hükümler her durumda
mesafeli sözleşmelere uygulanırken bu bahsettiğimiz durumda uygulanmaz. Bu
nedenle, satıcı-sağlayıcının ilk borcu, tüketiciden almış olduğu bedeli,
kıymetli evrakı ve tüketiciyi bu hukuki işlemden doğan her türlü belgeyi 10 gün
içinde iade etmektir. Satıcı-sağlayıcı bu süre zarfında iade borcunu yerine
getirdiği takdirde, anaparaya ek olarak faiz ödemek zorunda değildir. Aksi
takdirde faiz ve tüketicinin uğrayacağı diğer zararları tazmine de mahkum
olabilir.
Satıcı-sağlayıcının ikinci borcu, malın geri alınmasıdır.
Satıcı-sağlayıcı, cayma bildirimi kendisine ulaştığı tarihten itibaren 20 gün
içinde malı geri almalıdır. Bu süre içinde tüketici malı doğruluk ve dürüstlük
kuralları çerçevesinde saklama yükümlülüğü altındadır. Tüketiciden saklama
yükümlülüğü ile ilgi beklenebilecek özen borcu, en çok kendi malları için
gösterdiği dikkat ve özen kadardır. Bu süre geçtikten sonra, tüketicinin malı
saklama borcu yoktur.[15]
Mesafeli sözleşme yönetmeliğinin 8. maddesinin 1.
fıkrasının son cümlesine göre;’’cayma hakkının kullanımından kaynaklanan
masraflar, satıcı ve sağlayıcıya aittir.’’ Bu durumda eğer tüketici malın
nakliye masraflarını satıcı-sağlayıcıya ödediyse, bunun dahi iadesi
gerekir.
5.3.2 Tüketicinin İade Borcu
4077 sayılı kanunun 9/A maddesinin
son fıkrasında tüketicinin malını teslim alma yükümlülüğünden bahsedilmektedir.
Maddenin mefhum-u muhalifinden tüketicinin de malı geri verme yükümlülüğünün
olduğunu çıkarabiliriz. Böylece tüketici, cayma hakkını kullanmakla, sözleşme
konusu malı ve semerelerini satıcıya geri vermek zorundadır. Ayrıca TKHK’nın
kapıdan satışlarla ilgi 8. maddesinin 4. fıkrasına göre ‘’ Tüketici, malın mutat
kullanımı sebebiyle meydana gelen değişiklik ve bozulmalarından sorumlu
değildir.’’ Kapıdan satış yönetmeliğinin 11. maddesinde de aynı hüküm tekrar
edilmiştir. Bu hükümleri mesafeli sözleşmelere uygulamamızın sebebi yukarıda
bahsettiğimiz gibi TKHK 9/A f.5 deki hükümdür.
Mesafeli sözleşmelerde,
sözleşme konusu hizmet görülmesi ise, cayma hakkı hizmet görülmeye başlandıktan
sonra kullanılamayacaktır. Kapıdan satışlarda böyle bir sınırlama yoktur.
Dolayısıyla bu konuda kapıdan satışlara yönelik hüküm mesafeli sözleşmelere
uygulanamaz.
Mesafeli Sözleşme Yönetmeliğinin 8. maddesinin 3. fıkrasına
göre;’’ Malın teslimi sözleşmeye taraf olan tüketici dışında bir kişiye yapılsa
dahi tüketici cayma hakkını kullanabilir. Bu durumda satıcı malı 9 uncu maddenin
dördüncü fıkrası hükmü uyarınca üçüncü kişiden teslim alır.’’
5.3.3 Caymanın
Tüketici Kredisi ile işlem yapılmasına dair etkileri
Mesafeli Sözleşme
Yönetmeliği’nin 8. maddesinin son fıkrasına göre;’’ Tüketicinin ödediği bedel
kısmen veya tamamen satıcı veya sağlayıcı tarafından ya da satıcı veya sağlayıcı
ile kredi veren arasındaki anlaşmaya dayanılarak karşılanıyorsa, cayma hakkının
kullanılması halinde, kredi sözleşmesi de hiçbir tazminat veya cezai şart
tutarını ödeme yükümlülüğü söz konusu olmaksızın kendiliğinden sona erer. Ancak
bunun için, cayma bildiriminin kredi verene de yazılı olarak iletilmesi
gerekir.’’
Kredinin sağlayıcı tarafından verilmiş olması durumunda, zaten
taksitli satış sözkonusudur, cayma hakkının kullanımı ile taksitli mesafeli
satış sözleşmesi geciktirici şartın gerçekleşmemesi nedeniyle kurulamamış
olacaktır. Bağlı kredi şeklinde bir durum sözkonusuysa, tüketici cayma
bildirimini, kredi verene de bildirmek suretiyle, bağlı krediden caymış
olacaktır.[16]
6.TARAFLARIN HAKLARI VE BORÇLARI
6.1 Satıcı-sağlayıcının
borçları
Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliğinin Satıcı ve sağlayıcının
yükümlülüğü başlıklı 9. maddesi şöyledir;’’ Satıcı veya sağlayıcı tüketicinin
siparişi kendisine ulaştırdığı andan itibaren en geç otuz gün içerisinde edimini
yerine getirmekle yükümlüdür. Bu süre tüketiciye daha önceden yazılı olarak
bildirilmek koşuluyla en fazla on gün uzatılabilir.
Satıcı veya sağlayıcı,
tüketicinin cayma bildiriminin kendisine ulaştığı tarihten itibaren on gün
içinde almış olduğu bedeli, kıymetli evrakı ve tüketiciyi borç altına sokan her
türlü belgeyi iade etmekle, ayrıca yirmi gün içinde de malı geri almakla
yükümlüdür.
Satıcı veya sağlayıcı mesafeli sözleşme konusu malın veya
hizmetin tüketiciye teslimi veya ifasından önce 5 inci maddede yer alan bilgiler
ile 7 nci maddede yer alan sözleşmeyi tüketiciye vermek ve 6 ncı maddede
belirtilen yükümlülükler dahilinde ön bilgilerin teyidine ilişkin onayı almak
zorundadır. Uyuşmazlık halinde ispat külfeti satıcı veya sağlayıcıya
aittir.
Haklı bir sebebe dayanmak şartıyla satıcı veya sağlayıcı, sözleşmeden
doğan ifa yükümlülüğünün süresi dolmadan ve sözleşmede belirtmesi şartıyla,
tüketiciye eşit kalite ve fiyatta mal veya hizmet tedarik edebilir.
Satıcı
veya sağlayıcı, sipariş konusu mal veya hizmetin yerine getirilmesinin
imkansızlaştığını ileri sürerek, sözleşme konusu yükümlülüklerini yerine
getiremiyorsa, bu durumu, sözleşmeden doğan ifa yükümlülüğünün süresi dolmadan
tüketiciye bildirir. Ödemiş olduğu bedel ve borç altına sokan tüm belgeleri 10
gün içinde tüketiciye iade eder.
Yönetmeliğin yukarıdaki maddesinin birinci
fıkrasına[17] göre sipariş satıcı-sağlayıcıya ulaştığından itibaren
satıcı-sağlayıcı 30 gün içinde edimini ifa eder. Bu 30 günlük sürenin sonu
satıcı-sağlayıcının, tüketiciye malı gönderme anı değil, malın tüketicinin eline
ulaşma anıdır.[18] Yani malın teslimi siparişten itibaren 30 gün içinde
yapılmalıdır. Bu süre satıcı-sağlayıcı tarafından önceden bildirilmek
şartıyla(yazılı olarak), tek yanlı bir şekilde 10 gün daha
uzatılabilir.
Yönetmeliğin 9. maddesinin 4. fıkrası, başka şey ifasına olanak
tanımıştır. Örneğin sipariş edilen mal stoklarda bitti(haklı neden), ancak aynı
kalitede, aynı nitelikte olan başka bir marka mal tüketiciye verilebilir. Bu
durum eleştiriye açıktır. Özellikle günümüzde Marka imajı tüketici açısından çok
önemlidir. Nasıl ki satıcı sağlayıcıya böyle bir hak veriliyorsa, tüketiciyi de
malı kabul etmeyerek ödediklerini geri alma hakkı verilerek, bir denge
sağlanması gerekirdi.
Yönetmeliğin 9. maddesinin son fıkrası, bir önceki
fıkra kadar tehlikeli bir fıkradır, çünkü ifanın imkansızlaşmasından
bahsedilmekte, ancak bunun kusurlu imkansızlık mı, kusursuz imkansızlık mı
olduğu ise belirtilmemektedir. İki durumda da aynı sonuca ulaşılıyorsa,
tüketicinin keyfi olarak aldatılması, birkaç ay da olsa parasının kötü niyetli
kişiler tarafından kullanılması olanağını yaratmış olmaktadır. Bu hükmün
kusursuz imkansızlık hallerine özgü olması gerekmektedir. Kusurlu imkansızlık
hallerinde ise, satıcı-sağlayıcının, tüketicinin sözleşmenin ifa edilmemesinden
doğan taleplerini karşılaması zorunludur. Sadece tüketicinin verdiklerinin
iadesi ile yetinilemez.[19]
6.2 Tüketicinin Borçları
Sözleşme yapıldığı
sırada, tüketicinin sözleşme konusu mal veya hizmetin bedeli ve eğer taşıma
giderleri de tüketiciye ait ise bunları da ödeme mükellefiyeti tüketiciye
aittir.
7. KREDİ KARTLARI İLE ÖDEME
Mesafeli Sözleşme Yönetmeliği’nin Geri
Ödeme başlıklı 10. maddesine göre; ‘’Mesafeli sözleşmelerde, ödemenin kredi
kartı veya benzeri bir ödeme kartı ile yapılması halinde tüketici, kartın kendi
rızası dışında ve hukuka aykırı biçimde kullanıldığı gerekçesiyle ödeme
işleminin iptal edilmesini talep edebilir. Bu halde, kartı çıkaran kuruluş
itirazın kendisine bildirilmesinden itibaren 10 gün içinde ödeme tutarını
tüketiciye iade eder.’’
Mesafeli sözleşmelerde tüketici açısından en büyük
tehlikelerden birisi de, tüketicinin vermiş olduğu bilgilerin üçüncü kişilerce
elde edilmesi, özellikle açık ağ ortamlarında mümkün hale gelmektedir. Bu
durumda, tüketicinin kişisel bilgilerinin kullanılmak suretiyle, harcamalar
yapılması söz konusu olabilmektedir. Bu nedenle böyle bir düzenlemeye gidilmesi
tüketicinin korunması açısından yararlı olmuştur.[20]
8.MESAFELİ SÖZLEŞME
YÖNETMELİĞİ KAPSAMI DIŞINDA BIRAKILAN HALLER
Mesafeli Sözleşme
Yönetmeliği’nin ‘’Kapsam Dışı Sözleşmeler’’ başlığını taşıyan 11. maddesine
göre; ’’Bu Yönetmelik hükümleri;
a) Banka, sigorta ile ilgili,
b) Otomatik
satış makineleri vasıtasıyla akdedilen,
c) Halka açık jetonlu telefonlar
vasıtasıyla akdedilen,
d) Açık arttırma yolu ile akdedilen,
e) Gıda,
içecek ve günlük tüketim için tüketicinin evine veya işyerine düzenli olarak
sağlanan malların tedariki ile ilgili,
f) Sağlayıcının üstlendiği, barınma,
ulaşım, yemek tedariki, sportif ve kültürel faaliyetler ve eğlence hizmetlerini
özel bir günde veya sürede tedarik etmesine ilişkin hükümler
içeren,
sözleşmelere uygulanmaz.’’
9.SİPARİŞSİZ MAL
GÖNDERİMİ
Tüketicinin rızası, bilgisi olmadan adresine mal ve hizmet gönderme
olgusunu göz ardı etmek mümkün değildir. Genellikle kitap satışlarında bu yöntem
uygulanmaktadır. Ödemeli olarak veya belirli bir süre içinde bedelinin
ödenmesine ilişkin bir yazı ile birlikte gönderilen mal kendilerine bir fayda
sağlamasa dahi, tüketicilerin bedelini ödeyerek kabul ettikleri ileri
sürülmektedir. Ülkemizde son yıllarda herhangi bir talep olmaksızın bazı
bankalarca düzenlenen kredi kartlarının kişilerin adreslerine gönderildiği
gözlenmektedir. Kredi kartı ile birlikte, kurye alacağı ile kredi kartı
sözleşmesinin bile gönderilerek tüketiciden imza alındığı vakidir. Hatta
tüketici gönderiyi kabul etmemiş olsa dahi, kendisine kredi kartı abonelik
ücreti, hizmet bedeli gibi isimlerle ücret tahakkuku yapıldığı da
gözlenmiştir.[21]
Tüketici adresine gönderilen zarfın veya paketin mahiyetini
bilme durumunda değilse, zımni veya açık onay veya sipariş, söz konusu
olmadığından, ortada hiç meydana gelmemiş olan bir hukuki işlem vardır. Daha
doğrusu ortada hiçbir sözleşme yoktur ve dolayısıyla hiçbir hukuki sonucun
doğması da mümkün değildir. Bu bakımdan, tüketici, böyle bir durumda, malı kabul
edip etmemekte serbest olup, red durumunda mal bedelini, gönderi veya iade
bedelini ödemek zorunda değildir. Ancak, satıcı malını geri almak için
tüketicinin ikametgahına gelmezse, tüketici, BK. 61-62 arasında düzenlenen
sebepsiz zenginleşmeden doğan borçlara ilişkin hükümler gereği, malı satıcıya
iade etmek zorundadır. Zira BK. Md. 61 e göre, haksız bir surette bir başkasının
malvarlığından mal edinen (zenginleşen) kişi edindiği malı geri vermeye
mecburdur. Ancak tüketiciler genellikle Bk nın bu prensiplerini
bilmediklerinden, tanınan süre içinde mal bedelini ödemek zorunda olduklarına
inanırlar ve aksi takdirde haklarında cezai işlem yapılabileceğinden endişe
ederler[22].
Bu husus dikkate alınarak, çeşitli ülkelerin hukuklarında, bu
tür sipariş olmaksızın mal gönderimini yasaklayan hükümler yer almıştır. Örnek
olarak, Fransa’da herhangi bir sipariş olmaksızın veya tüketicinin önceden
rızası bulunmaksızın mal ve hizmet gönderimi veya sunulması yasaklanmıştır.
Aksine hareket edenler, haksız olarak tüketiciden peşin aldığı meblağı %50’den
fazlası ile iade etmek durumundadır. İsviçre’de yapılmış bir özel düzenleme ile
sipariş edilmiş olmadığı halde yollanan malın kullanılmasının müşteriyi asla
bağlamayacağı ve herhangi yükümlülük ve sorumluluk altına sokmayacağı hükmü
getirilmiştir[23]
TKHK da ve Mesafeli Satış Yönetmeliğinde siparişsiz mal
gönderimine ilişkin düzenleme yapılmamıştır. Dolaylı bir düzenleme Ticari İlan
ve Reklamlar Yönetmeliğinde yer almıştır. Yönetmeliğin ‘’Sipariş Edilmeden
Gönderilen Mallar’’ başlığını taşıyan 10. maddesine göre; sipariş edilmeden
tüketiciye mal gönderilmesi dürüst olmayan bir satış yöntemi olarak
nitelenmektedir. Yine bu hükümden hareketle, bu gibi durumlarda, tüketicinin
gönderilen malları reddetmeye hakkı olduğu veya geri göndermesinin zorunlu
olmadığı, geri göndermediği taktirde malın bedelini ödemek zorunda olmadığını
anlamak mümkündür. Her ne kadar hüküm, aldatıcı reklamları düzenlemiş olsa da,
sipariş edilmeden gönderilen mallarla ilgili tüketicinin korunmasını
gerektirecek hususları da dolaylı da olsa düzenlemiştir[24].
*************************************************************************************************
13 Haziran 2003 Tarihli Resmi Gazete
Sayı:25137
Sanayi ve Ticaret Bakanlığından:
Mesafeli Sözleşmeler Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik
Amaç
Madde 1 — Bu Yönetmeliğin amacı, mesafeli sözleşmeler hakkında uygulama usul
ve esaslarını düzenlemektir.
Kapsam
Madde 2 — Bu Yönetmelik, yazılı, görsel ve elektronik ortamda veya diğer
iletişim araçları kullanılarak ve tüketicilerle karşı karşıya gelinmeksizin
yapılan, malın veya hizmetin tüketiciye anında veya sonradan teslimi veya ifası
kararlaştırılan sözleşmelere uygulanır.
Dayanak
Madde 3 — Bu Yönetmelik, 23/2/1995 tarihli ve 4077 sayılı Tüketicinin
Korunması Hakkında Kanunun 31 inci ve bu Kanuna 4822 sayılı Kanunla eklenen 9/A
maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
Madde 4 — Bu Yönetmeliğin uygulanmasında;
a) Bakanlık: Sanayi ve Ticaret Bakanlığını,
b) Bakan: Sanayi ve Ticaret Bakanını,
c) Mal: Alış-verişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz
malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü
ve benzeri gayri maddi malları,
d) Hizmet: Bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki
her türlü faaliyeti,
e) Satıcı: Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki
faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri,
f) Sağlayıcı: Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki
faaliyetleri kapsamında tüketiciye hizmet sunan gerçek veya tüzel kişileri,
g) Tüketici: Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla
edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi,
h) Kredi veren: Mevzuatları gereği tüketicilere nakit kredi vermeye yetkili
olan banka, özel finans kuruluşu ve finansman şirketlerini,
ı) Mesafeli Sözleşme: Yazılı, görsel, telefon ve elektronik ortamda veya
diğer iletişim araçları kullanılarak ve tüketicilerle karşı karşıya
gelinmeksizin yapılan ve malın veya hizmetin tüketiciye anında veya sonradan
teslimi veya ifası kararlaştırılan sözleşmeleri,
ifade eder.
Ön Bilgiler
Madde 5 — Mesafeli sözleşmenin akdinden önce aşağıdaki bilgilerin tüketiciye
verilmesi zorunludur.
a) Satıcı veya sağlayıcının isim, unvan, açık adres, telefon ve varsa diğer
erişim bilgileri,
b) Sözleşme konusu mal ya da hizmetin temel özellikleri,
c) Sözleşme konusu mal ya da hizmetin tüm vergiler dahil satış fiyatı,
d) Satıcı veya sağlayıcının fiyat dahil tüm vaatlerinin geçerlilik
süresi,
e) Tüketicinin ödemelerinin nasıl yapılacağına dair bilgiler,
f) Teslimat ve ifanın nasıl yapılacağına ve varsa buna ilişkin masrafların
tutarı ve kimin tarafından karşılanacağına dair bilgiler,
g) Cayma hakkı ve bu hakkın nasıl kullanılacağına dair bilgiler,
h) Tüketiciye bir maliyeti varsa kullanılan iletişim yollarının ücreti,
ı) Sözleşme konusu mal ya da hizmetin, teslim ve ifa tarihlerine ilişkin
program,
j) Tüketicinin talep ve şikayetlerini iletebileceği satıcı veya sağlayıcının
açık adres, telefon ve varsa diğer erişim bilgileri.
Ön Bilgilerin Doğruluğunun Yazılı Olarak Kanıtlanması
Madde 6 — Tüketici, ön bilgileri doğru ve eksiksiz olarak edindiğini yazılı
olarak teyit etmedikçe sözleşme akdedilemez. Elektronik ortamda yapılan
sözleşmelerde bu teyit işlemi yine elektronik ortamda yapılır. Tüketici, mallar
için sözleşme konusu mal kendisine ulaşmadan, hizmetler için de en geç
sözleşmenin ifasından önce ön bilgileri içeren yazılı onayı almalıdır.
Sözleşmede Bulunması Gereken Şartlar
Madde 7 — Mesafeli sözleşmenin yazılı olarak yapılması ve bu sözleşmenin bir
nüshasının tüketiciye verilmesi zorunludur.
Sözleşmede;
a) Tüketicinin, satıcı veya sağlayıcının isim, unvan, açık adres, telefon ve
varsa diğer erişim bilgileri,
b) Sözleşmenin düzenlendiği tarih,
c) Malın veya hizmetin teslim veya ifa tarihi ve şekli,
d) Teslimat ve ifaya ilişkin masrafların tutarı ve kimin tarafından
karşılanacağına dair bilgiler,
e) Sözleşme konusu malın veya hizmetin cinsi veya türü, miktarı ve varsa
marka ve modeli,
f) Malın veya hizmetin Türk Lirası olarak vergiler dahil peşin satış
fiyatı,
g) Vadeye göre faiz ile birlikte ödenecek Türk Lirası olarak toplam satış
fiyatı,
h) Faiz miktarı, faizin hesaplandığı yıllık oran ve sözleşmede belirtilen
faiz oranının yüzde otuz fazlasını geçmemek üzere gecikme faizi oranı,
ı) Peşinat tutarı,
j) Ödeme planı,
k) Borçlunun temerrüde düşmesinin hukuki sonuçları,
yer alır.
Cayma Hakkı
Madde 8 — Tüketici; mal satışına ilişkin mesafeli sözleşmelerde, teslim
aldığı tarihten itibaren yedi gün içerisinde hiçbir hukuki ve cezai sorumluluk
üstlenmeksizin ve hiçbir gerekçe göstermeksizin malı reddederek sözleşmeden
cayma hakkına sahiptir. Hizmet sunumuna ilişkin mesafeli sözleşmelerde ise, bu
süre sözleşmenin imzalandığı tarihte başlar. Sözleşmede, hizmetin ifasının 7
günlük süre dolmadan yapılması kararlaştırılmışsa, tüketici ifanın başlayacağı
tarihe kadar cayma hakkını kullanabilir. Cayma hakkının kullanımından
kaynaklanan masraflar satıcı veya sağlayıcıya aittir.
Elektronik ortamda anında ifa edilen hizmetler ve tüketiciye anında teslim
edilen mallara ilişkin sözleşmeler cayma hakkı ve kullanımına ilişkin hükümlere
tabi değildir.
Malın teslimi sözleşmeye taraf olan tüketici dışında bir kişiye yapılsa dahi
tüketici cayma hakkını kullanabilir. Bu durumda satıcı malı 9 uncu maddenin
dördüncü fıkrası hükmü uyarınca üçüncü kişiden teslim alır.
Tüketicinin özel istek ve talepleri uyarınca üretilen veya üzerinde
değişiklik ya da ilaveler yapılarak kişiye özel hale getirilen mallarda tüketici
cayma hakkını kullanamaz. Ayrıca tüketici, niteliği itibariyle iade
edilemeyecek, hızla bozulma veya son kullanma tarihi geçme ihtimali olan mallar
söz konusu olduğunda cayma hakkını kullanamaz.
Bu Yönetmeliğin 6 ncı ve 7 nci maddesindeki koşullardan biri eksik olduğu
taktirde satıcı veya sağlayıcı en geç otuz gün içerisinde eksikliği giderir. Bu
durumda 7 günlük süre, söz konusu eksikliğin giderildiğine dair bilginin yazılı
olarak tüketiciye ulaştırıldığı tarihten itibaren başlar.
Tüketicinin ödediği bedel kısmen veya tamamen satıcı veya sağlayıcı
tarafından ya da satıcı veya sağlayıcı ile kredi veren arasındaki anlaşmaya
dayanılarak karşılanıyorsa, cayma hakkının kullanılması halinde, kredi
sözleşmesi de hiçbir tazminat veya cezai şart tutarını ödeme yükümlülüğü söz
konusu olmaksızın kendiliğinden sona erer. Ancak bunun için, cayma bildiriminin
kredi verene de yazılı olarak iletilmesi gerekir.
Satıcı ve Sağlayıcının Yükümlülüğü
Madde 9 — Satıcı veya sağlayıcı tüketicinin siparişi kendisine ulaştırdığı
andan itibaren en geç otuz gün içerisinde edimini yerine getirmekle yükümlüdür.
Bu süre tüketiciye daha önceden yazılı olarak bildirilmek koşuluyla en fazla on
gün uzatılabilir.
Satıcı veya sağlayıcı, tüketicinin cayma bildiriminin kendisine ulaştığı
tarihten itibaren on gün içinde almış olduğu bedeli, kıymetli evrakı ve
tüketiciyi borç altına sokan her türlü belgeyi iade etmekle, ayrıca yirmi gün
içinde de malı geri almakla yükümlüdür.
Satıcı veya sağlayıcı mesafeli sözleşme konusu malın veya hizmetin tüketiciye
teslimi veya ifasından önce sözleşmenin bir nüshasını ve ön bilgilerin teyidine
ilişkin yazılı onayın bir nüshasını tüketicinin kendi el yazısı ile
imzalanmasını sağlayarak teslim eder. Uyuşmazlık halinde ispat külfeti satıcı ve
sağlayıcıya aittir.
Haklı bir sebebe dayanmak şartıyla satıcı veya sağlayıcı, sözleşmeden doğan
ifa yükümlülüğünün süresi dolmadan ve sözleşmede belirtmesi şartıyla, tüketiciye
eşit kalite ve fiyatta mal veya hizmet tedarik edebilir.
Satıcı veya sağlayıcı, sipariş konusu mal veya hizmetin yerine getirilmesinin
imkansızlaştığını ileri sürerek, sözleşme konusu yükümlülüklerini yerine
getiremiyorsa, bu durumu, sözleşmeden doğan ifa yükümlülüğünün süresi dolmadan
tüketiciye bildirir. Ödemiş olduğu bedel ve borç altına sokan tüm belgeleri 10
gün içinde tüketiciye iade eder.
Geri Ödeme
Madde 10 — Mesafeli sözleşmelerde, ödemenin kredi kartı veya benzeri bir
ödeme kartı ile yapılması halinde tüketici, kartın kendi rızası dışında ve
hukuka aykırı biçimde kullanıldığı gerekçesiyle ödeme işleminin iptal edilmesini
talep edebilir. Bu halde, kartı çıkaran kuruluş itirazın kendisine
bildirilmesinden itibaren 10 gün içinde ödeme tutarını tüketiciye iade eder.
Kapsam Dışı Sözleşmeler
Madde 11 — Bu Yönetmelik hükümleri;
a) Banka, sigorta ile ilgili,
b) Otomatik satış makineleri vasıtasıyla akdedilen,
c) Halka açık jetonlu telefonlar vasıtasıyla akdedilen,
d) Açık arttırma yolu ile akdedilen,
e) Gıda, içecek ve günlük tüketim için tüketicinin evine veya işyerine
düzenli olarak sağlanan malların tedariki ile ilgili,
f) Sağlayıcının üstlendiği, barınma, ulaşım, yemek tedariki, sportif ve
kültürel faaliyetler ve eğlence hizmetlerini özel bir günde veya sürede tedarik
etmesine ilişkin hükümler içeren,
sözleşmelere uygulanmaz.
Yürürlük
Madde 12 — Bu Yönetmelik 14/6/2003 tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
Madde 13 — Bu Yönetmelik hükümlerini Sanayi ve Ticaret Bakanı yürütür.